Musluk ve şişe suları

Musluk suları genelde PH seviyesi 7 civarındadır ve dezenfeksiyon işlemi için klor kullanılmaktadır. Klor dezenfektan olarak etkili bir madde olduğu kadar insan sağlığı açısından da son derece zararlı kanserojen etki gösterebilen bir maddedir. Bu nedenle musluk sularının klordan şiddetle arındırılması tavsiye edilmektedir. Bir çok damacana ve şişe suyu da PH seviyesi 7'nin altında yani asidik tarafta kalmaktadır. Üstelik bir çok suda mineral bakımından oldukça fakirdir. Plastik şişeler bekleme yapıldığında ve ya uzun süre kullanıldığı vakit yine kanserojen etki gösterebilmektedir. Damacana suları kapağı açıldığı vakit su güvenilirliğini yitirmekte olup 24 saat içerisinde tüketilmediği vakit ileride ciddi sağlık problemlerine yol açabilmektedir.

Arıtma Suları

90'lı yıllarda tekli, ikili, üçlü arıtma cihazları çok popüler olmuştu. Neredeyse hemen her evde bu tür arıtma cihazlarına rastlamak mümkündü. Uzun süre bakımı yapılmayan bu cihazlar tehlike saçmaktadır. Üstelik teknolojisi gereği kalsiyum magnezyum gibi değerleri mineralleri sudan alarak yerine diyetimiz için zararlı olan sodyum iyonunu suya salmaktaydılar. Günümüzde ters osmoz (reverse osmosis) adıyla bilinen teknoloji ise suda yararlı zararlı ayırt etmeksizin tüm maddeleri arıtarak saf su derecesine yakın su elde etmektedir. Kaliteli bir alkali filtre olmadan kullanılan bu sistemlerde uzun vadede insan sağlığına zararlı olabilmektedir. .

Alkali iyonize su

Piyasada bazı şişe ve damacana sularının alkali seviyesi 8 üzerindedir. Alkali damlalar vasıtası ile de alkali seviyesi düşük suların PH'ı yükseltilebilmektedir. Ancak su molekül yapısı küçük olmayan alkali suların çok fayda göstereceği beklenemez. Alkali su aynı zamanda iyonize halde olmalıdır ki mucizevi etkilerini gösterebilsin. Piyasada her alkali su için "live water", "canlı su", "yaşayan su" tabirleri yapılmaya başlandı bu çok yanlış bir şey. Aktive edilmemiş bir su canlı olamaz canlanamaz.